Saçkıran olmayan saç dökülmesinin nedenleri

Anormalin dışında ki saç dökülmelerine direk ”saçkıran” teşhisi koymamalıyız. Ben aylardır saç dökülmesi sorununu yaşıyorum.

sac30 Saçkıran olmayan saç dökülmesinin nedenleri

Önceleri normal genel bir dökülme yaşıyordum ki bu gayet doğal. Çünkü kadın – erkek bu dökülmeleri yaşıyor. Fakat bir gün, kardeşim tesadüfen kafamda, bir nohut büyüklüğünde saçsız bir alan gördü. Abla saçına ne oldu dedi. Önce şaka yapıyor sandım ve sonra aynaya baktığımda şok oldum. Acaba önceden varmıydı da ben mi görmedim diye düşündüm. Ama önceden olmuş olan birşeyi mutlaka görürdüm. Çünkü, kafamın sağ tarafında ve ön taraftaydı. Kuaförüme sordum ve o direk ”saçkıran üzülme geçer,tela ile hafif tahriş et, sarımsak sür, kabuk bağlar ve altından saç çıkar dedi”
Kuaförümün söylediklerini uygulamakla başladım bu tedaviye ve onunda dediği gibi tahriş ettiğim saçsız bölge kabuk bağlamıştı. Onun dediklerinin çıkmasından ötürü rahatladım ve o saçsız küçük yeri unuttum. Aradan bir ay geçti ve rüyamda saçlarımın olmadığını gördüm. Sabah ilk işim aynaya bakmak oldu. Aynaya baktığımda kalbim duracakmış gibi oldu, o küçücük önemsemediğim bölge büyümüştü. Bu nasıl oldu bir gecede mi oldu diye düşündüm, çünkü o kadar büyüdüğünü mutlaka fark ederdim. Çünkü saçlarıma çok düşkünüm, en azından banyo sonu saçlarımı kuruturken fark ederdim. Ama hiç fark etmemiştim.

Evime en yakın olan aktara gittim ve durum anlattım saçsız bölgeyi gösterdim. Onlarda ”saçkıran” dediler ve bana sarımsak yağı ile andıç yağı verdiler. ”Bu iki yağı karıştırın, saçsız bölgeye sürün, iki saat bekleyin” dediler. İğrenç kokusuna aldırmadan yaptım. Çünkü ben rüyamda ki gibi kel kalmamalıydım. Bu yötemi bir hafta denedim. Olmadı her geçen gün saçsız olan alan büyüdü. O alanın etrafında ki saçların hafif bir tutma ile ellerime gelmesi benim depresyona girmeme yetmekte fazla bile geliyordu. Çok sevdiğim ve samimi olduğum bir eczacı arkadaşımı aradım durumu anlattım, o da ”saçkırandır üzülme, yarın gel, sana saçkıranın kesin ilacını verecem”dedi. Sabah ilk iş eczaneye gitmek oldu. Bana asit, eter ve alkol karışımı bir ilaç verdi. ”Bu ilaç bir çok kişiyi iyileştirdi şimdi sıra sende” dedi. Hatta bana verdiği o solisyonla iyileşen bir hastasını tanıştırdı. Bu benim için büyük umut olmuştu. O asidi kullanmaya başladım. Önceleri saniyeler süren yakması, gün geçtikçe beynimi zonklatacak bir ateşe döndü. O asidi bir aya yakın bir süre kullandım ama her geçen gün derim inceldiği için canım daha da çok yandı ve artık dayanacak gücüm yoktu. Saçlarım da çıkmıyordu. Umudumu yine yitirmiştim.

Etrafımda saçkıran ile alakalı yaptığım araştırmalar sonucunda bir berbere ulaştım ve o berbere gittim. O da ”sen saçkıransın üzülme tam yerine geldin” dedi. ”Eğer istersen seni iyileştiririm” dedi. Elbette ki kabul ettim. Çünkü rüyamda ki gibi kel kalmaktan inanılmaz korkuyor bunun aksi için ne olursa onu yapıyordum. Ve o berberin koltuğuna Besmele çektim, oturdum. Önce kafamda ki 8 saçsız bölgenin etrafını ustura ile traş eti ve ”canın yanacak dayan” dedi. ”Yansın, yeter ki beni iyileştirsin, yansın” dedim. Önce tela ile kazıdı derimi, inanılmaz ve anlatılamaz  bir acıydı. Kan ter içinde kaldım, bu halimden beber arkadaşda çok etkilendi ve bana acıyarak, elleri titreyerek işine devam etti. Deriyi tahriş etme işlemi bitti ” bacım, canın daha da yanacak hazır ol” dedi. ”Bundan daha büyük acı olmaz devam edin” dedim. Yanılmıştım, çünkü o sirke ruhunun verdiği acı, bir insanın hayatında yaşayacağı en büyük acıdır. Ateş kuyusunun içine düştüm dedim ve kalbim hızla çarpıyordu ”Allah’ım ben bu koltuktan kalkmam heralde” dedim içimden. Bitti, sirke ruhu işlemide bitti ve ben bayılmak üzereydim. Sarımsak sürdü sonra. Sarımsağın acısını, sirke ruhuhun şiddetli acısının ardından pek hissetmedim. İşlemlerin hepsi bitince, bende bitmiştim, koltuktan kalacak halim yoktu artık.Terden sırılsıklam olmuştum. Eve geldim ve bir ayın geçmesini bekledim. Çünkü ”kabuklar bir ay sonra atacak kendini ve altından saçların çıkmış olacak”demişti berber. Olmadı bir kaç gün sonra saçsız olan bölgeler büyüdü ve bu bölgelere bir yenileri daha eklendi.

Ve sonunda rüyamda ki gibi kel kaldım… Bu benim sonumdu, aynalara küstüm. ”Ben saçkıran değilim” dedim ve öleceğim hissine büründüm. Sevdiklerimin yüzüne bir daha bakamıyacakmışcasına doya doya bakıyordum her fırsatımda. Psikolojim allak bullak oldu. Ölümü bekler oldum ve sonunda ilk gün yapmam gereken şeyide yapacağım dedim ve yaşadığım şehirde ki en iyi dermotoloji profesöründen randevu aldım.

Randevu gününü büyük bir umut ve aynı büyüklükte bir korku ile bekledim. Ve sonunda dokdorun karşısındaydım. İlk günden bu yana neler çektiğim ve hangi tedavi yöntemlerini uyguladığımı hıçkıra hıçkıra anlattım. ”Üzülme, bu durum geçici ama sabır lazım. Sen üzüldükçe bu zamanı uzatırsın. Evet geçte olsa doğru tahmin etmişsin sen saçkıran değilsin. Doğrudur saçkıran hastalıklarında senin uyguladığın tedavi yöntemleri etkilidir. Fakat saçkıran bir mantar hastalığıdır, mantar vürüsleri bulaşıcı ve tedaviye çabuk cevap verir. Sen, stres yaşamışsın ve kafanda ki hücrelerin birbirini tanımıyor. Beynin yorgun ve mutsuz. Saçlarının dökülmesine üzüldükçe saçlarını kaybetmişsin. Kirpiklerin ve kaşlarında dökülecek, korkma ben elimden geldiği kadar izin vermiyecem. Senin yapman gereken tek şey üzülmemek ve sabretmek. Stes yasak, korku yasak, gerilmek ve hatta mide bulantısı bile yasak. Mutlu olacaksın, sen mutlu oldukça tedaviye daha çabuk cevap vereceksin” dedi. %2′lik  Minoxil Forte ve bir pomad yazdı. Ayrıca kalçadan kortizon iğnesi yaptı. ”Seninle ayda bir görüşeceğiz” dedi ve kafa derime mikroskopla lazerle baktı.

İlaçlarımı düzenli bi şekilde kullandım ve bu sefer umudumu yitirmedim. Bu duruma alıştım. Çünkü ben üzüldükçe saçlarım gitti, kaşlarım ve kirpiklerimde gitmemeli, saçalrımda geri gelmeliydi. Bir ay geçti, kontrole gittiğimde yine mikroskopla saçlarıma baktı ve Sana bir müjdem var ”saçların çıkıyor, sadece sirke ruhu uyguladığın bölge yanmış, orda biraz geç çıkabilir. Tedavine bir ayda bu kadar olumlu cevap vermen büyük başarı” dedi. ”Ben artık üzülmüyorum hocam, çünkü sizinde dediğiniz gibi, üzüldüm bu hastalığa yakalandım.Saçlarım gidecek diye daha da çok üzüldüm, ağladım hepsini kaybettim. Artık bitti, saçlarımı geri getirmek için üzülmüyorum dedim. O günden sonra elimden geldiği kadar hiç birşeye üzülmemeye çalıştım. İkinci ay dokdorum Minoxili %5′lik yaptı ve bu durum tedavimi dahada hızlandıracağı için mutlu oldum. Şuanda evet saçalrım çıkıyor, sirke ruhu işlemi görenler henüz çıkmamış olsada, bir çok yerde açık renkte tüy gibi saçlarım çıkıyor ve inanılmaz çabuk uzuyor. Minoxil mükemmel bir ilaç… Başarı oranı gerçekten de çok yüksek…

Benim gibi, saç dökülmesi sorunu yaşayanlar, sizde benim gibi her duyduğunuz tedavi yöntemini denemeyin, benim bir çok acıyı boşa çekipte en sonda yaptığım şeyi ilk önce yapın ve dokdora gidin.

Sevgili Melek‘ler, Minoxil Forte’nin iki çeşidi var, biri %2′lik diğeri ise %5′lik. %2′lik olan kadınlar için %5′lik olan ise erkekler içindir.Minoksidil forte saç çıkartıyor, saç tellerini kalınlaştırıyor, dökülmeyi önlüyor ve saçı çok çabuk uzatıyor.

Minoxsil Forte’nin ayrıntılı bilgileri için
Buraya Tıklayın…

Dilerim ki, ben bu hastalığı tamamen atlatır ve eski sağlıklı saçalrıma kavuşurum. Ve yine dilerim ki, benğim gibi bu hastalığı yaşayan arkadaşlarım, benim çektiğim acıları çekmeden tez zamanda şifa bulur…

Sevgilerimle…

Editör – RüYaM

Saçkıran olmayan saç dökülmesinin nedenleri Kategoriler: Saç Bakımı Saçkıran olmayan saç dökülmesinin nedenleri  Etiketler: , , , , , ,

Cilt Bakımı | Cilt Maskeleri | Bitkisel Cilt Maskeleri ve Kürleri RSS 2.0 feed beslemesinden takip edebilirsiniz.
4 yorum var
  1. ahmet dedi ki:

    inan bende senınle aynı durumdayım herseyı denıyorum sırke ruhunu denedım ama böyle iz yapıcanı bılmıyodum yenı ama cıkıp cıkmıycanı su anda bilmiyorum

  2. zeynep dedi ki:

    Bende de yuvarlak sac dökülmesi var. Kirpiklerimin de yarısini kaybettim. Doktorun yaptigi kortizonlu igne ve pomad ismi yazilmamis

  3. nalan dedi ki:

    ben de saç dökülmesi problemi yaşıyorum bu hikayenizi sonuna kadar sabırla okudum belki bana çare olur diye ama minoxsil i duyunca bir anda hayallerim yıkıldı çünkü ben de saç dökülmesini önlemek için bir sürü şey yaptım ama mioxsil bana en büyük zararı verdi hazır şaçları da döküyordu. ben de bir aylık kullanımdan sonra çöpe attım para tuzağından başka bir şey değil.

  4. Buket dedi ki:

    Merhabalar herkese….
    Çok üzücü bir durum tarif edilemez …bir bayan olarak saçlarının dökülmesi….Bende sizlerle paylaşmak istedim yaşadığım bu tecrübeyi.Yaz ayında olduğum için günde 2 defa duş alan biriydim akşam tekrar duşa girdim ve saçlarımı havluyla sardım aynaya baktığımda bir tuhaflık hissettim ve dehşete düştüm hemen yakındaki kuaföre gittim bana saçkıran dedi ve yukarıda arkadaşın yaşadığı o yolları bana tarif edenler oldu ben aynı gün doktora gittim doktorum saçkıran değil deprosyonda olabileceğimi ve hemen pisikoloğa gitmemi tavsiye etti bende öyle yaptım .Farkında değildim ve depresyondaydım aynen beynim mutsuzdu bana ilk sorduğu herhangi bir tramva yaşayıp yaşamadığımdı .Evet yaşıyordum yeni boşanmıştım ve 1 yaşında oğlum
    var ve o sorunlu süren evlilik sorunlu bir ayrılık süreciyle devam ediyordu.Saçlarımın dökülen yeri bir değil 3 oldu beş oldu bunlar genişledi ofiste çalışırken bitirmem gereken uzun bir yazı vardı bitirdiğimde önüme yığılan saçlar yada sandalyemin altı yada yastığım yatağım inanın bende evet artık ölüyorum herhalde dedim. 1 yaşında oğlum var allahım bana yardım et diye ağlıyordum.Bana çooook kişi çoook yol gösterdi yukarıda arkadaşın anlattığı gibi.Ben hiç bir ilaç kullanmadım saçım döküldü diye.. sadece antideprasan kullandım ve bu süreç tam 2 yıl sürdü.tamamen kafanızda bitiyor herşey. O uzun reklamlara konu olacak saçlarım yoktu kalanlarıda kısacık kestirdim.bandanayla sakladım.9. cu ayda bebek saçı gibi sarı saçlar çıktı aylar içinde onlar döküldü yenileri daha canlı daha canlı derken şimdi tekrar eski sağlıklı saçlarıma kavuştum ama 2 yıl sürdü inanın bana eğer mutsuzluktansa bunu anlayın herhangi kalıcı deformasyon yapmayın.Ben hiç farkında değildim mutsuzluğumun yaşamam gereken bir süreç olduğunu düşünerek atlatmaya çalışırken tanıştım bu durumla.Kesinlikle Polyanacılık oynamak gerekiyor birazda sürekli mutlu etmeye çalışın kendinizi.Haberleri bile izlemeyen sıkıldığınız ortamlardan kaçın.Unutmayın ki herşeyin başı stres bana doktorum şanslı olabileceğimi söyledi kadınlarda en hassas göğüs yada rahim olabilirdi onlarla ilgili değilde saçınla ilgili çözümsel bir hastalık bunun için bile mutlu olmalısın dedi.Benim hikayemde böyle işte herkese geçmiş olsun.

Yorum Yap

XHTML: Kullanılabilir kodlar : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Home